+90 216 574 88 01

info@sbg.com.tr

+90 216 574 88 01

info@sbg.com.tr

ISO 45001 Risk Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Bir üretim hattında makine koruyucusunun sökülmesi, depoda forklift-yaya yollarının kesişmesi veya bakım sırasında enerji izolasyonunun eksik kalması yalnızca operasyonel bir aksaklık değildir. Bu durumlar, çalışan sağlığı ve güvenliği üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilecek tehlikelerdir. ISO 45001 risk değerlendirmesi, bu tehlikeleri olay gerçekleşmeden önce sistematik biçimde belirlemek, kontrol altına almak ve alınan önlemlerin etkisini doğrulamak için yönetim sisteminin temel araçlarından biridir.

ISO 45001, kuruluşlardan iş sağlığı ve güvenliği risklerini yalnızca bir form veya puanlama tablosu üzerinden yönetmesini beklemez. Standardın yaklaşımı; kuruluşun bağlamını, çalışanların katılımını, yasal şartları, faaliyet değişikliklerini, dış kaynaklı süreçleri ve sürekli iyileştirmeyi birlikte ele alır. Bu nedenle denetimde aranan unsur, yalnızca hazırlanmış bir risk değerlendirmesi dosyası değil, kararların sahada uygulandığını gösteren izlenebilir kanıtlardır.

ISO 45001 risk değerlendirmesi hangi maddelere dayanır?

ISO 45001’in 6.1 maddesi, risk ve fırsatların belirlenmesini ve bu unsurlara yönelik faaliyetlerin planlanmasını ister. İş sağlığı ve güvenliği tehlikelerinin belirlenmesi ile İSG risklerinin ve diğer risklerin değerlendirilmesi ise özellikle 6.1.2 maddesinde ele alınır. Kuruluş, tehlikeleri belirlemeli, İSG risklerini değerlendirmeli, kontrol önlemlerini planlamalı ve bu faaliyetleri operasyonel süreçlerine entegre etmelidir.

Bu çerçeve, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili ikincil mevzuattan doğan yükümlülüklerin yerine geçmez. ISO 45001 belgelendirmesi, yasal risk değerlendirmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Aksine, mevzuat şartlarının takip edildiği, risk değerlendirmesine yansıtıldığı ve uygulamanın etkinliğinin gözden geçirildiği bir yönetim sistemi kurulmasını gerektirir.

Standart, tek bir risk matrisi veya zorunlu puanlama formülü tanımlamaz. 3×3 ya da 5×5 matrisler kullanılabilir; bazı yüksek riskli faaliyetlerde olayın şiddeti, maruziyet sıklığı ve mevcut kontrollerin güvenilirliği ayrı değişkenler olarak da değerlendirilebilir. Esas olan, seçilen yöntemin kuruluşun faaliyetlerine uygun, tutarlı, anlaşılır ve tekrarlanabilir olmasıdır.

Tehlike tespiti masa başında yapılmamalıdır

Etkili bir süreç, işyerindeki faaliyetlerin gerçek akışını görerek başlar. Sadece rutin üretim adımlarını incelemek yeterli değildir. Kalıp değişimi, temizlik, bakım, arıza giderme, yükleme-boşaltma, vardiya değişimi, taşeron faaliyetleri ve acil durumlar çoğu zaman daha yüksek risk barındırır. Özellikle üretim, lojistik ve yapı malzemeleri sektörlerinde geçici işler ile ekipman müdahaleleri değerlendirme kapsamı dışında bırakıldığında önemli boşluklar oluşur.

Tehlike belirleme çalışmasına çalışanların ve çalışan temsilcilerinin katılımı kritik önemdedir. Operatör, bakım teknisyeni, depo çalışanı veya saha sorumlusu, dokümanlarda görünmeyen fiilî uygulamaları bilir. Örneğin bir cam taşıma arabasının belirlenen kapasitenin üzerinde kullanılması, kişisel koruyucu donanımın işin hassasiyetini azaltması veya koruyucunun üretim hızını düşürdüğü gerekçesiyle devre dışı bırakılması ancak sahadaki katılımla görünür hale gelir.

Tehlike kaynakları değerlendirilirken fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psikososyal etkenler birlikte ele alınmalıdır. Gürültü, toz, kesilme, ezilme, elektrik, sıcak yüzey, kaldırma operasyonu ve kayma-düşme gibi klasik başlıkların yanında; tekrarlayan hareketler, uzun çalışma süreleri, vardiya düzeni, iş yükü, şiddet veya taciz riski gibi etkenler de faaliyet yapısına göre dikkate alınmalıdır.

Değişiklikler ayrı bir değerlendirme gerektirir

Yeni makine yatırımı, tesis yerleşiminin değişmesi, yeni kimyasal kullanımı, kapasite artışı, vardiya düzenlemesi veya yeni bir alt yüklenicinin görevlendirilmesi mevcut risk seviyesini değiştirebilir. ISO 45001, değişiklik planlanmadan önce olası İSG sonuçlarının değerlendirilmesini bekler.

Sık görülen hata, risk değerlendirmesini yıllık gözden geçirmeye bırakmaktır. Oysa değişiklik yönetimi ile ilişkilendirilmemiş bir değerlendirme, özellikle hızlı büyüyen veya farklı projelerde çalışan kuruluşlarda kısa sürede güncelliğini kaybeder. Satın alma, bakım, insan kaynakları ve operasyon birimleri arasındaki bilgi akışı bu nedenle kayıt altına alınmalıdır.

Risk puanlamasında mevcut kontrolleri doğru okuyun

Tehlike belirlendikten sonra risk değerlendirilir. Puanlama yöntemi ne olursa olsun, yalnızca olası sonucun şiddetine bakmak yeterli değildir. Olayın gerçekleşme ihtimali, maruziyetin sıklığı ve yürürlükteki kontrollerin gerçekten çalışıp çalışmadığı birlikte dikkate alınmalıdır.

Örneğin forklift trafiğinde işaretleme yapılmış olması tek başına yeterli kontrol anlamına gelmez. Yaya yolları fiziksel olarak ayrılmamışsa, görüşü engelleyen yükler taşınıyorsa, hız sınırları izlenmiyorsa veya sürücü yetkinliği doğrulanmamışsa artık risk kabul edilebilir seviyede olmayabilir. Risk değerlendirmesi, kâğıt üzerindeki önlemi değil, önlemin sahadaki etkinliğini puanlamalıdır.

Puanlama sonuçları önceliklendirme sağlar; ancak kritik tehlikeler için yalnızca sayısal eşiklere güvenilmemelidir. Ölümcül veya kalıcı yaralanma potansiyeli taşıyan faaliyetlerde, düşük olasılık puanı verilmesi kontrol gereksinimini ortadan kaldırmaz. Yasal limit aşımı, makine emniyeti eksikliği veya zorunlu güvenlik ekipmanının bulunmaması gibi durumlar da puan ne olursa olsun derhal ele alınmalıdır.

Kontrol tedbirleri hiyerarşiye göre planlanmalıdır

Risk kabul edilemez veya iyileştirme gerektiriyorsa, aksiyonlar kontrol hiyerarşisine göre seçilmelidir. Kişisel koruyucu donanım çoğu durumda son savunma hattıdır; ilk tercih olmamalıdır. Daha güçlü kontrol seçenekleri aşağıdaki sırayla değerlendirilmelidir:

  • Tehlikeyi ortadan kaldırmak veya tehlikeli faaliyeti kaldırmak
  • Daha az tehlikeli proses, kimyasal, ekipman ya da yöntemle ikame yapmak
  • Fiziksel koruyucu, havalandırma, bariyer, interlock veya otomasyon gibi mühendislik kontrolleri uygulamak
  • İş talimatı, yetkilendirme, eğitim, vardiya düzeni ve denetim gibi idari kontrolleri güçlendirmek
  • Kalan risk için uygun kişisel koruyucu donanım belirlemek

Her faaliyet planında sorumlu kişi, hedef tarih, ihtiyaç duyulan kaynak, beklenen çıktı ve doğrulama yöntemi açıkça yazılmalıdır. “Eğitim verilecek” ifadesi tek başına yeterli bir aksiyon değildir. Eğitimin hangi role verileceği, yetkinliğin nasıl ölçüleceği, uygulamanın sahada nasıl denetleneceği ve risk puanının ne zaman yeniden değerlendirileceği tanımlanmalıdır.

Denetimde kanıt oluşturan kayıtlar nelerdir?

Belgelendirme denetiminde değerlendiriciler, risk değerlendirmesinin kapsamı ile sahadaki uygulama arasındaki bağlantıyı inceler. Güncel risk değerlendirme kayıtları, tehlike belirleme yöntemi, yasal şartların değerlendirilmesi, çalışan katılımı kayıtları, eğitim ve yetkinlik kanıtları, bakım kayıtları, olay-ramak kala incelemeleri, iç denetim bulguları ve yönetimin gözden geçirmesi bu bağlantının başlıca parçalarıdır.

Aksiyon kapatma kanıtı özellikle önemlidir. Bir uygunsuzluk için fotoğraf, satın alma kaydı veya imzalı talimat sunmak yararlı olabilir; ancak kontrolün etkinliği ayrıca doğrulanmalıdır. Örneğin yeni bir lokal emiş sistemi kurulduysa, sistemin periyodik bakımı, ölçüm sonuçları ve çalışanların doğru kullanımına ilişkin gözlemler birlikte değerlendirilmelidir.

Olay ve ramak kala kayıtları risk değerlendirmesini beslemelidir

Kaza yaşandıktan sonra yalnızca kök neden analizi yapmak yeterli değildir. Aynı tehlikenin mevcut risk değerlendirmesinde bulunup bulunmadığı, puanlamanın gerçek riski yansıtıp yansıtmadığı ve kontrollerin neden başarısız olduğu incelenmelidir. Ramak kala bildirimleri ise yaralanma olmadan önce sistemdeki zayıflıkları görme imkânı verir. Bildirim yapan çalışanı suçlayan değil, öğrenmeyi teşvik eden bir yaklaşım daha güvenilir veri üretir.

Uygulamada sık görülen uygunsuzluklar

En yaygın sorunlardan biri, farklı departmanların aynı riskleri farklı yöntemlerle değerlendirmesi ve ortak bir metodolojinin bulunmamasıdır. Bir diğer sorun, dış kaynaklı çalışanların, ziyaretçilerin veya geçici personelin kapsam dışı bırakılmasıdır. Oysa kuruluşun kontrolü veya etkisi altındaki faaliyetlerden doğan riskler değerlendirilmelidir.

Kopyalanmış genel risk listeleri de denetim açısından zayıftır. Her işletmede “kayma, takılma, düşme” tehlikesi bulunabilir; fakat denetimde beklenen, bu tehlikenin hangi alanda, hangi koşulda, kimleri etkilediği ve hangi kontrolün uygulandığıdır. Benzer şekilde, risk puanını düşürmek amacıyla mevcut olmayan veya etkinliği kanıtlanmamış kontrollerin kayda yazılması, sistemin güvenilirliğini zedeler.

Risk değerlendirmesi, belge alma aşamasında hazırlanan ve sonra arşivlenen bir doküman değildir. Operasyonel kararların, yatırım önceliklerinin ve çalışan güvenliğinin ortak referansı olmalıdır. Kuruluş, değerlendirmeyi saha gözlemleri, değişiklikler, ramak kala verileri ve performans sonuçlarıyla düzenli olarak beslediğinde, ISO 45001 sistemi denetim için hazırlanmış bir yapı olmaktan çıkar; ölçülebilir biçimde daha güvenli bir çalışma ortamı sağlar.

Diğer Haber & Faaliyetler