+90 216 574 88 01

info@sbg.com.tr

+90 216 574 88 01

info@sbg.com.tr

İhracat Artışı İçin Kalite ve Uygunluk Değerlendirme

İhracat artışı ve kalite

Kalitenin en yaygın olarak bilinen ve kabul gören tanımı, “standartlara uygunluk veya şartnameye uygunluk” olduğu için, standardın ya da şartnamenin gerekliliklerine tutarlı olarak uyan ürün yüksek kaliteli ürün olarak kabul edilir.

Uygunluk değerlendirme de, en basit tanımıyla, “ürünlerin, malzemelerin, hizmetlerin, sistemlerin ya da çalışanların ilgili standardın gerekliliklerine uygun olup olmadığının kontrolüdür”. Bir müşteri, bir tedarikçiye sipariş verdiği ürünün istenilen amaca ya da ürünle ilgili standardın gerekliliklerine uygun olup olmadığını kontrol ettirmek isteyebilir. Bunu yapmanın en etkili yollarından biri, ürün özelliklerinin uluslararası standartlarda ya da kendi belirlediği gerekliliklere uygun olup olmadığını belirlemektir. Böylece müşteri ve tedarikçi ayrı ülkelerde olsa bile, aynı kaynak dokümanları kullandıklarından ötürü, ürünle ilgili üzerinde anlaştıkları ortak bir kalite standardı var demektir.

Günümüzde birçok ürün için ürünün standartlara uygunluğunu göstermek amacıyla deney ya da muayene yapılması gereklidir çünkü bu ürünlerin güvenlik ya da başka mevzuatlara uygunluğunu pazara çıkmadan önce kanıtlamak gereklidir. Bu deneylerin her zaman üretici tarafından yapılması pratik olmayabilir ve tarafsızlık ilkesiyle çelişebilir. Bu durumda konusunda uzmanlaşmış üçüncü taraflar devreye girmektedir.

Gerek müşteri adına gerekse tedarikçinin kendi talebi üzerine görev yapan uygunluk değerlendirme kuruluşlarının akredite olması ve gerekirse yetkilendiren kamu kuruluşları tarafından onaylanması (yetkilendirilmesi), yapılan değerlendirmenin sağlıklı ve tutarlı olması açısından önem taşımaktadır.

Sonuç olarak bakıldığında, her ne kadar kalite bir ürünün olmazsa olmaz bir özelliği ise, ürün kalitesini doğrulayan en önemli öğe de, ürün kalitesinin bağımsız ve tarafsız üçüncü taraf olan uygunluk değerlendirme kuruluşları tarafından belgelendirilmesidir.

Bu hem üreticinin kendi ürün kalitesinin üçüncü tarafça denetlendiğini, kontrol edildiğini ve belgelendiğini kanıtlayacak hem de müşteri için ürün kalitesinin üçüncü tarafça garanti edildiğini gösterecektir.

Türkiye’nin ekonomik gelişmesi için ana hedef ihracatın arttırılması ve dolayısıyla ihracat ürün kalitelerinin arttırılmasıdır. Bunun için, üreticilerin ihraç edilen ürün kalitelerini kontrol etmesine ek olarak, uygunluk değerlendirme kuruluşlarının, TÜRKAK’tan akredite laboratuvarların üçüncü taraf olarak ürün deneylerini gerçekleştirerek ürün kalitelerini ve üretici kuruluşları denetleyerek belgelendirmeleri, kuruluş ve ürün kalitelerinin tutarlı olarak değerlendirilmesini sağlayacaktır. Buna en iyi örnek Güney Kore ve Vietnam’dır.

Avrupa Birliği içinde, teknik standartlar uyumlaştırılmış ve ürünlerin uyumlaştırılmış teknik standartlara uygunluğunun değerlendirilmesi için uygunluk değerlendirme süreci birleştirilmiştir. AB ülkeleri arasında ticaretin karşılıklı olarak artmasıyla, uygunluk değerlendirmesinin önemi de artmaktadır.

Uygunluk değerlendirme sistemi, tek başına bir süreçten çok daha fazlası olup, bu süreç standartlar, metroloji ve akreditasyon süreçlerini de içermektedir. Uygunluk değerlendirmesi olmadan, küresel pazarda yer almak ve küresel pazarlarda rekabet etmek ve küresel pazarla bütünleşmek olanaklı değildir.

Sonuç olarak, standartların oluşturulması kadar uygulanması ve çok iyi bir uygunluk değerlendirme sisteminin kurulmasıyla, ihraç edilen ürün kalitelerinin tarafsız ve bağımsız olarak uygunluk değerlendirme kuruluşlarıyla denetlenmesi bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

Diğer Haber & Faaliyetler

FSC Sertifikanız Risk Altında Olmasın: Yanlış Beyan Durumlarında Bloke Edilme ve Çıkış Yolları

FSC Sertifikanız Risk Altında Olmasın: Yanlış Beyan Durumlarında Bloke Edilme ve Çıkış Yolları

FSC sertifikası, firmalara uluslararası pazarda güvenilirlik sağlarken, yanlış FSC beyanları ciddi yaptırımlara yol açabilir. Yanlış veya yanıltıcı etiketleme, kasıtlı beyanlar ya da sistematik ihlaller gibi durumlarda FSC, kuruluşları bloke edebilir. Bu tür tespitler FSC, ASI, belgelendirme kuruluşları veya denetimler aracılığıyla yapılır. Blokajdan çıkmak için uygunsuz ürünlerin yönetimi, düzeltici-önleyici faaliyetlerin uygulanması ve gerekirse telafi veya tazmin süreçlerinin yürütülmesi gerekir. Kuruluşların yeniden sisteme dahil olabilmesi için FSC’ye resmi başvuru yaparak gerekli şartları yerine getirmesi zorunludur.

daha fazla bilgi edinin
AB Ormansızlaşma Yönetmeliği (EUDR) Uyumunda Tedarikçilerle Etkileşim Kurmak için Temel Adımlar

AB Ormansızlaşma Yönetmeliği (EUDR) Uyumunda Tedarikçilerle Etkileşim Kurmak için Temel Adımlar

EUDR uyumu kapsamında tedarikçilerle etkili iletişim kurmak, sürecin en kritik adımlarından biridir. İlk olarak, kapsam dahilindeki tedarikçilerin belirlenmesi ve bu paydaşlarla erken aşamada açık iletişim kurulması gerekir. Süreçte yapılandırılmış veri toplama, izlenebilirlik ve risk bazlı yaklaşım benimsenerek tedarik zinciri şeffaf hale getirilmelidir. Proaktif iletişim ve sürekli destek, hem mevzuata uyumu kolaylaştırır hem de tedarikçi ilişkilerini güçlendirir. Erken ve şeffaf etkileşim, şirketlere EUDR gerekliliklerine uyum sağlama ve sürdürülebilir tedarik zinciri oluşturma konusunda avantaj sağlar.

daha fazla bilgi edinin
FSC® Yıllık İdari Ücretlerinde (AAF) Enflasyon Ayarlaması Geliyor

FSC® Yıllık İdari Ücretlerinde (AAF) Enflasyon Ayarlaması Geliyor

FSC, CoC ve FM sertifika sahiplerini kapsayan Yıllık İdari Ücret (AAF) için enflasyona bağlı bir artış uygulanacağını duyurmuştur. 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girecek bu düzenleme ile ücretlerde %6,8 oranında artış yapılacaktır. Bu artış, IMF’nin küresel enflasyon verileri temel alınarak belirlenmiş olup FSC’nin yıllık olarak enflasyona göre ücret güncelleme politikasına dayanmaktadır.

FSC’nin bu tür düzenlemeleri yapmasının amacı; sistemin sürdürülebilirliğini sağlamak, hizmet kalitesini korumak ve küresel ekonomik koşullara uyumlu, adil bir ücret yapısı oluşturmaktır. Aynı zamanda bu gelirler; standart geliştirme, pazar büyütme, marka koruma ve paydaş yönetimi gibi temel faaliyetlerin devamlılığını desteklemektedir.

daha fazla bilgi edinin
EUDR’ye Uyum için FSC Trace Hakkında Derinlemesine Bir Bakış

EUDR’ye Uyum için FSC Trace Hakkında Derinlemesine Bir Bakış

FSC Trace, FSC sertifikalı ürünlerin tedarik zincirini şeffaf şekilde izlemek için geliştirilen, blockchain tabanlı bir takip platformudur; ancak kendi başına bir sertifika değildir. Platform; hammaddenin kaynağı, geçtiği işlemler ve dolaştığı ülkeler gibi verileri değiştirilemez kayıtlarla tutarak şirketlere güvenilir izlenebilirlik sağlar. Bu yapı, özellikle EUDR uyumunda gerekli kanıtların oluşturulması, risk değerlendirmelerinin kolaylaştırılması ve due diligence süreçlerinin daha sistematik yürütülmesi açısından önemli avantaj sunar. Aynı zamanda şirketlerin tedarik zinciri risklerini daha iyi yönetmesine, raporlama yükümlülüklerini desteklemesine ve sürdürülebilirlik iddialarını daha sağlam temellere oturtmasına yardımcı olur. Yazı ayrıca FSC Trace’in, FSC’nin EUDR’ye uyum odaklı çözümleriyle birlikte kullanıldığında işletmeler için daha güçlü bir uyum altyapısı oluşturabileceğini vurguluyor.

daha fazla bilgi edinin
FSC® Sertifikalı Ürünler İçin Sahte Beyan ile Yasak Hammadde/Ürün Satışı Soruşturmaları

FSC® Sertifikalı Ürünler İçin Sahte Beyan ile Yasak Hammadde/Ürün Satışı Soruşturmaları

FSC sistemi, sahte beyanlar ve yasak hammadde kullanımı gibi durumları tedarik zinciri bütünlüğünü tehdit eden ciddi ihlaller olarak değerlendirir ve bu tür vakalarda kapsamlı soruşturmalar yürütür. Bu kapsamda ASI tarafından başlatılan “Transaction Verification (TV)” süreçleri ile belirli ürün gruplarında (örneğin huş kontrplak) tedarik zinciri verileri detaylı şekilde analiz edilir.
Soruşturmalarda şirketlerden fatura, irsaliye ve işlem kayıtları talep edilerek beyanların doğruluğu ve ürünlerin gerçek kaynağı karşılaştırmalı olarak incelenir.
Yüksek risk veya ihlal tespit edilmesi durumunda, FSC ilgili kuruluşların sertifikalarını askıya alabilir veya tamamen bloke edebilir; bu yaptırımlar grup şirketlerini de kapsayabilir.
Bu süreçler, FSC’nin küresel tedarik zincirinde sahte beyanları önlemek, yasadışı veya sertifikasız hammaddelerin sisteme girmesini engellemek ve sistem güvenilirliğini korumak amacıyla uygulanmaktadır.

daha fazla bilgi edinin
EUDR AB Ormansızlaşma Yönetmeliği Nedir?

EUDR AB Ormansızlaşma Yönetmeliği Nedir?

EUDR (AB Ormansızlaşma Yönetmeliği), AB’de tüketilen veya ticareti yapılan ürünlerin küresel ormansızlaşmaya katkı sağlamamasını garanti altına almak amacıyla oluşturulmuş bir düzenlemedir.
Yönetmelik; soya, kakao, kahve, palmiye yağı, sığır eti, kauçuk ve ahşap gibi yüksek riskli ürünleri kapsar ve bu ürünlerin ormansızlaşmadan arındırılmış olmasını zorunlu kılar.
Şirketler, ürünlerin 31 Aralık 2020 sonrası ormansızlaştırılmış alanlardan gelmediğini kanıtlamak için “due diligence” (gerekli özen) sürecini uygulamak zorundadır.
Ayrıca ürünlerin üretildiği ülkedeki yasalara uygunluğu ve tedarik zinciri boyunca izlenebilirliği de sağlanmalıdır.
EUDR’nin temel amacı; sera gazı emisyonlarını azaltmak, biyolojik çeşitliliği korumak ve sürdürülebilir tedarik zincirlerini teşvik etmektir.

daha fazla bilgi edinin