AB müşteriniz sizden bir ahşap ürün, kahve, kauçuk veya ambalaj malzemesi için parsel koordinatları, üretim tarihi ve tedarikçi kayıtları talep ediyorsa, bunun nedeni büyük olasılıkla EUDR’dir. EUDR nedir sorusunun kısa yanıtı şudur: Avrupa Birliği’nin ormansızlaşma ve orman bozulumuyla ilişkilendirilen ürünlerin AB pazarına girişini ve AB’den ihracını sınırlayan düzenlemesidir. Ancak kurallar yalnızca çevresel bir beyana dayanmaz. İzlenebilir, doğrulanabilir ve gerektiğinde denetlenebilir veri gerektirir.
EUDR nedir ve hangi amacı taşır?
EUDR, Avrupa Birliği Ormansızlaşmasız Ürünler Tüzüğü’nün yaygın kullanılan kısaltmasıdır. Resmî adıyla 2023/1115 sayılı AB Tüzüğü, belirli emtia ve türev ürünlerin AB pazarına arz edilmesi, piyasada bulundurulması veya AB’den ihraç edilmesi için iki temel koşul getirir: Ürünler ormansızlaşmadan ari olmalı ve üretildikleri ülkenin yürürlükteki mevzuatına uygun üretilmelidir.
Tüzüğün referans tarihi 31 Aralık 2020’dir. Bu tarihten sonra ormansızlaştırılmış arazide üretilen ilgili emtialar, diğer koşullar sağlansa bile EUDR bakımından uyumlu kabul edilmez. Orman bozulumuna ilişkin değerlendirme ise özellikle ahşap ve orman ürünleri tedarik zincirlerinde ayrı bir teknik inceleme gerektirebilir.
Yasallık koşulu yalnızca arazi kullanım izniyle sınırlı değildir. Üretici ülkedeki arazi kullanım hakları, çevrenin korunması, ormancılık, vergi, yolsuzlukla mücadele, ticaret ve gümrük kuralları ile ilgili iş hukuku hükümleri de değerlendirme kapsamına girebilir. Yerli halkların hakları ve özgür, önceden ve bilgilendirilmiş onamına ilişkin uluslararası hukuk ilkeleri de tüzükte yer alan risk değerlendirme başlıkları arasındadır.
EUDR hangi ürünleri kapsar?
Tüzük; sığır, kakao, kahve, yağ palmiyesi, kauçuk, soya ve odun olmak üzere yedi temel emtiayı kapsar. Bu emtialardan elde edilen her ürün otomatik olarak kapsama girmez. Kapsam, tüzüğün Ek I bölümünde tanımlanan gümrük tarife kodları ve ürün açıklamaları üzerinden belirlenir.
Bu ayrım operasyonel açıdan kritiktir. Örneğin ahşap mobilya, kontrplak, kâğıt, karton, bazı basılı ürünler veya kauçuktan üretilmiş belirli ürünler kapsamda olabilir. Buna karşılık aynı emtiayı içeren ancak Ek I’de yer almayan bir ürün, EUDR yükümlülüğüne tabi olmayabilir. Bu nedenle ürün adından hareketle karar vermek yerine, güncel GTİP/HS kodu ile Ek I eşleştirmesi yapılmalıdır.
Türkiye’deki ambalaj, orman ürünleri, mobilya, yapı malzemesi, kauçuk ürünleri ve gıda tedarikçileri için risk çoğu zaman doğrudan ürünün kendisinden değil, ürün içindeki bileşenden doğar. Karton ambalaj kullanan bir üretici, ambalajı piyasaya arz ettiği ürünün parçası olarak değerlendirirken müşterisinin sözleşmesindeki veri talebini de incelemelidir.
EUDR kapsamında temel yükümlülükler
EUDR’nin merkezinde durum tespiti sistemi bulunur. AB’de ilgili ürünü ilk kez piyasaya arz eden veya ürünü AB’den ihraç eden işletme, kural olarak “operatör” sıfatıyla gerekli incelemeyi yürütür ve AB bilgi sistemine durum tespiti beyanı sunar. Tedarik zincirinin diğer halkalarındaki tacir ve işletmelerin yükümlülükleri ise büyüklüklerine, faaliyetlerine ve tüzükteki konumlarına göre değişir.
Durum tespiti üç bağlantılı aşamada ele alınmalıdır: bilgi toplama, risk değerlendirmesi ve gerekli olduğunda risk azaltma. Bilgi toplama aşamasında ürün tanımı, miktar, tedarikçi ve müşteri bilgileri, üretim ülkesi ile üretim parsellerinin coğrafi konumu kayda alınır. Parsel verisi, yalnızca ülke veya il bilgisi değildir. Üretimin gerçekleştiği alanın koordinatlarının uygun formatta sunulması gerekir.
Ardından, bu verilerin ormansızlaşma riski ve yasallık bakımından yeterli olup olmadığı değerlendirilir. Tedarik zincirinin karmaşıklığı, menşe ülke veya bölge riski, belge güvenilirliği, yolsuzluk göstergeleri, arazi ihtilafları ve karışım riski bu değerlendirmeyi etkileyebilir. Risk ihmal edilebilir düzeyin üzerinde kalıyorsa, operatör ürünü piyasaya arz etmeden önce riski azaltacak ek kanıt, saha doğrulaması, tedarikçi denetimi veya izlenebilirlik kontrolü sağlamalıdır.
AB’nin ülke kıyaslama sistemiyle bir ülkenin düşük, standart veya yüksek risk grubunda bulunması, tedarik zinciri verisi toplamayı gereksiz kılmaz. Düşük risk sınıflandırması bazı durumlarda basitleştirilmiş durum tespiti imkânı sağlayabilir; fakat kapsam ve izlenebilirlik yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Ayrıca menşe ülkenin genel risk seviyesi, belirli bir tedarikçinin veya parselin fiilî riskini tek başına açıklamaz.
Güncel uygulama takvimi neden takip edilmelidir?
EUDR’nin yürürlük takvimi, tüzüğün kabulünden sonra yapılan ertelemeler ve değişikliklerle güncellenmiştir. Eylül 2026 itibarıyla genel uygulama başlangıcı, mikro ve küçük işletme dışındaki operatörler ve tacirler için 30 Aralık 2026’dır. Mikro ve küçük işletmeler için ise genel olarak 30 Haziran 2027 tarihi öngörülmektedir.
Bununla birlikte tüzükteki işletme tanımı, tedarik zincirindeki rol, ürün kodu ve AB’deki ithalatçının statüsü somut dosya üzerinden incelenmelidir. Sözleşmelerde daha erken veri hazırlığı talep edilmesi de mümkündür. Bu nedenle yalnızca yasal uygulama tarihini beklemek, AB müşterisinin tedarikçi onay sürecinde gecikmeye yol açabilir.
Türkiye’den AB’ye ihracat yapan firmalar ne yapmalı?
Türkiye’de yerleşik bir üretici veya ihracatçı, AB’de ürünü ilk kez piyasaya arz eden taraf değilse doğrudan EUDR operatörü olmayabilir. Buna rağmen AB’deki ithalatçı, kendi durum tespiti beyanını hazırlamak için Türk tedarikçisinden ayrıntılı veri ve kanıt istemek zorundadır. Dolayısıyla yükümlülüğün hukuki muhatabı ile veri sağlama sorumluluğunun ticari etkisi birbirinden ayrılmalıdır.
Özellikle FSC veya PEFC gözetim zinciri belgeleri, tedarik zinciri yönetimi ve kaynak kontrolü için güçlü bir altyapı sunabilir. Ancak bu belgeler tek başına EUDR uyumu veya durum tespiti beyanı yerine geçmez. EUDR, ürünün ilgili üretim parseliyle ilişkilendirilmesini, 31 Aralık 2020 sonrası ormansızlaşma riskinin değerlendirilmesini ve AB sistemine sunulacak beyana dayanak oluşturulmasını ister.
Benzer şekilde “EUDR sertifikası” ifadesi dikkatle kullanılmalıdır. Tüzük, piyasaya erişim için tek başına yeterli olan resmî bir EUDR ürün sertifikası tanımlamaz. Bağımsız doğrulama, denetim, izlenebilirlik sistemlerinin incelenmesi veya düzenleyici modül sertifikasyonu; kurumsal hazırlığı ve müşteri güvenini destekleyebilir. Fakat bunlar operatörün durum tespiti, risk yönetimi ve beyan sorumluluğunu devralmaz.
Uyum için veri akışını yeniden kurun
EUDR hazırlığı, tek seferlik belge toplama faaliyeti olarak yönetilmemelidir. Satın alma, kalite, sürdürülebilirlik, lojistik, bilgi işlem ve satış ekiplerinin aynı veri seti üzerinden çalışması gerekir. Uygulanabilir bir başlangıç için aşağıdaki dört adım birlikte yürütülmelidir:
- İhraç edilen ürünlerin güncel GTİP kodlarını ve Ek I kapsamını ürün bazında belirleyin.
- Her ilgili hammadde için tedarikçi, menşe, parsel koordinatı, üretim dönemi ve yasallık belgelerini tanımlayan asgari veri setini oluşturun.
- Tedarikçi sözleşmelerine veri doğruluğu, güncelleme, denetim hakkı ve uygunsuzluk bildirimi hükümlerini ekleyin.
- Toplanan verinin tutarlılığını iç denetim, numune doğrulama ve risk bazlı tedarikçi değerlendirmesiyle düzenli olarak test edin.
En sık görülen hata, koordinat bilgisini son aşamada tedarikçiden istemek veya yalnızca sertifika numarasıyla izlenebilirlik sağlandığını varsaymaktır. Diğer önemli hata ise fiziksel ürün akışı, fatura, irsaliye, stok kaydı ve tedarikçi beyanı arasındaki bağlantıyı kurmamaktır. Denetimde güven veren unsur, çok sayıda belgenin varlığı değil; bu belgelerin aynı ürün, miktar, menşe ve zaman bilgisine tutarlı biçimde işaret etmesidir.
EUDR hazırlığında erken hareket eden işletmeler, yalnızca AB pazarına erişim riskini azaltmaz. Tedarikçi verisini disipline eder, yanlış çevresel beyan ihtimalini düşürür ve müşteri taleplerine kanıtla yanıt verebilen bir tedarik zinciri kurar. Bu nedenle ilk adım, belgenin peşine düşmek değil, ürününüzün kaynağına ilişkin verinin ne kadar güvenilir olduğunu ölçmektir.





